• (0)

    Aptallaştıran Eğitim

    Okula düşman bir kitap bu. Okulla ilgili bütün ezberlerinizi bozacak bir kitap… ABD’de otuz yıldan uzun bir süre öğretmenlik yapmış John Taylor Gatto, bu kitapla kendini affettirmeye çalışıyor. İçinde ABD’nin eğitim kurumlarına, tarihine, ABD’deki din algısına ilişkin birbirinden ilginç örnekler yer alsa da Aptallaştıran Eğitim, ABD’yi tanımaya yönelik bir metnin çok ötesinde anlamlara sahip.

    Kitabın en büyük iddiası, okulların kusursuz çalışan bir mekanizması olduğu. Evet, yanlış duymadınız. Gatto okulların, görevlerini yerine eksiksiz getirdiğini söylüyor. Yazara göre okullar, bireylerin özgürlük yolunda adım atmalarını engelleme, bireyselliklerini boğma ve sisteme itaat etmeleri konusunda onları ikna etme görevini başarıyla yerine getiriyor. Okullarda reform adı altında yapılanlarsa sistemin güncellenmesinden ibaret.

    Devasa bir ekonomik yapı olan eğitim sistemi reforma tabi tutulamaz! Gatto, sistemin değişeceği güne kadar bireysel de olsa bir kurtuluş reçetesi öneriyor: Çocuklarınızı okuldan uzak tutun!

  • (0)

    Tutku Odaklı Eğitim

    • Pink Floyd’un eğitim sistemine ilişkin efsane şarkısı Another Brick in the Wall öğrencileri duvarda bir tuğla olarak tanımlıyordu. Tek tipleştiren, özgünlüğü ve öznelliği yok sayan eğitim anlayışına müziğin diliyle verilmiş bu cevabın dünya çapında gördüğü ilgi, eğitim sisteminden duyulan rahatsızlığın bir sonucu olsa gerek. Liberal düşünce kuruluşu Libertas Enstitüsünün başkanı olan Connor Boyack, Tutku Odaklı Eğitim’i bu yaklaşımı devam ettiren bir anlayışla yazmış. Yaşamlarımızın belki de en güzel yıllarını üretim bandı gibi tasarlanmış bir kurumun “kaliteli bir ürünü” olmaya çalışarak geçirdiğimiz gerçeğini dile getiriyor. Standart ve tek tip olmayı reddedenleri uyumsuz olarak adlandıran bu yapıya karşı kendimizi ve çocuklarımızı korumanın yollarını somut örneklerle anlatıyor.
      “Şöyle düşünün; bir anda milyonlarca çocuğu eğitmekle görevlendirilseydiniz bunu nasıl yapardınız? Nasıl yapabilirdiniz? Tıpkı bir fabrika yöneticisi gibi siz de verimliliğe ve olabildiğince çok değişkeni elemeye odaklanırdınız. Farklılıklar azaldıkça üretim artar. Bir gömlek fabrikası, her gömleğin farklı beden ve tasarımı olsa çok fazla sayıda gömlek üretemez. Ancak makine, aynı tasarımı ve bedeni üretecek şekilde ayarlandığında çok hızlı bir şekilde seri üretim yapabilir.”
  • (0)

    Etkili Öğretmen: Okulun İlk Günleri

    Sınıf yönetimi denince akla gelen ilk kitap nihayet Türkçede. Etkili Öğretmen, kuru teorik bilgileri tekrarlayan sıradan sınıf yönetimi kitaplarının çok ötesinde bir eser.

    Etkili Öğretmen’i diğer sınıf yönetimi kitaplarından ayıran yan, yazarların biyografilerine bakıldığında karşımıza çıkan sayısız başarıyla sınırlı değil. Sayısal olarak ifade edilemeyen, belgeyle kanıtlanamayan bir şey: Yazarların, öğretmenlik mesleğine duydukları büyük tutku.

    Kitap, öğretmenle sınıfın ilişkisini aşk gibi gören bir bakış açısını yansıtıyor. Tıpkı aşk gibi, öğretmenle sınıfın ilişkisi de nasıl başlarsa öyle gidiyor. Bu kitapta, mesleğine âşık her öğretmenin, sınıfa girdiği ilk andan itibaren yapacakları tamamen uygulamalara dayalı olarak anlatılıyor.

    Etkili Öğretmen, mesleğine tutkuyla bağlanmış her öğretmenin başucu kitabı olmaya aday bir çalışma.

  • (0)

    Heidegger`in Felsefi Pedagojisi 

    Heidegger’in Felsefi Pedagojisi, Martin Heidegger’in felsefi sorgulama doğrultusunda belirlenmiş bir yaşamda insanları eğitme görevini nasıl tasarladığını ve gerçekleştirdiğini inceliyor.

    Heidegger’in söyleminde pedagojik bir yönelim dersler, denemeler ve söylevler gibi çeşitli biçimlerde en temelde yer alır. Filozofun öğrencileriyle, okurlarıyla ve genel olarak kamuyla olan ilişkisini belirler.

    Yazar, Heidegger’in 1928-1935 arasında verdiği derslerin son dönemde yayımlanan metinlerinin, başyapıtı olan Varlık ve Zaman’ın ve başka önemli metinlerinin ortaya konması yoluyla, eğitim görevinin Heidegger’in felsefesini anlamada merkezi bir önemde olduğunu gösteriyor.

  • (0)

    Farkındayım Çocuk

    • Her çocuğun eşsiz ve özel olduğunu defalarca duymuşsunuzdur. Peki, ebeveyn olarak bunu çocuğunuzla ilişkinize nasıl yansıtacaksınız? Yaşam telaşesi içinde çeşitli sorunlarla karşılaşırken onun farklılıklarını keşfetmek ve buna uygun davranmak mümkün mü? Ne yapmak, nasıl davranmak gerekiyor?Öznur Abatay Ogur her ebeveynin öncelikle aile ve çocuğa dair farkındalık sahibi olması gerektiğini vurguluyor. Anne olarak yaşadıklarıyla, geniş teorik birikimini harmanlayarak anne babalara çocuklarıyla farkındalıklı bir ilişki kurmalarının yollarını, yaşanmış örnekler üstünden gösteriyor.

      Bu kitapta hangi soruların cevabını bulabilirsiniz?

      *Annelik nedir?
      *Annelik sanat mıdır?
      *Çocuğu yetiştirirken geleneksel mi yoksa yenilikçi mi olmalıyız?
      *Babalık annelikten daha mı kolay?
      *Çocuklarımızın bizimle olan yaşantıları kişiliklerini nasıl etkiler?
      *Günümüz çocuk eğitiminde ödül, ceza ve bedel olmalı mı?
      *Çocuğumuzu koşulsuz sevmek nedir?
      *Çocuk yetiştirirken anahtar sözcüklerimiz neler olabilir?
      *Özel çocuklara ne kadar duyarlıyız?